1 Yıl…

1 Yıl…

Belki de…zaman ipliğine asılıdır hayat

geçmiş, şimdi ve gelecek…
Belki de hayat…saatin “tik tak”larında değer buldu…

Bilinmeyenlerin sırlarıyla doluydu hayat, onlara ulaşabilmek,en azından ulaşmaya çalışmak mücadelesinden ibaretti…
Ve belki de…”Bir saniye”nin ardına gizlenmişti hayat…
Bulduğumuzu zannettiğimiz, yaşadığımızı zannettiğimiz hayat…
Belki de o “Bir saniye”nin ötesini düşünebilmekti. Saniyeler ötesini…
Oraya ulaşabilmek, orayı kabullenebilmek ve belki de oraya kendimizi yakıştırabilmek hevesiydi…
Saniyeler saymaktı oraya hazır olabilmek için…Hazır hissedebilmek için kendimizi…
Belki de…”bir saniye” ötesine dair plan yapmak değil, hayal kurmaktır hayat…
O “bir saniye” ötesine hazır olabilmektir…

Gelecek, bir gün ona ulaşabileceğimizi düşünerek bizim için hayaller kuruyordu belki de…
Belki de…bize en iyiyi hazırlıyordu…
Ama unuttuğu bir şey vardı, “beklediği, onun kadar kendisini istiyor muydu?”
Hissediyor muydu ona ne kadar karşılık verebileceğini, onun kadar sevebileceğini,
hiç yabancılık çekmeden ona mektuplar gönderiyor muydu,sarılabiliyor muydu yokluğuna da olsa…
Ve en önemlisi belki de…Onu düşünüyor muydu kaygılanırcasına…

“Bir dakika” “belki”lere sarılıydı belki de…
Belki de…”o dakika”nın gelmesini belkiyordu “belki”ler…
“Bir dakika”nın ötesine sıkışmış “belki”ler, “kurtarıcı”sını bekliyor ötede…
peki “beklenen” “belki”sinin peşinde miydi?…
“Bir dakika”nın ötesini hissedebiliyor muydu, düşünebiliyor muydu “bir dakika” sonrasında ayak izi bırakacağı yeri…
Belki de…”bir dakika”yı hesap edebilmenin, “bir dakika” sonrasına hazır olabilmenin tadıydı hayat…
Bazen saatlerle ölçülür hayat…o ilerledikçe, insan gerilediğinin farkında değildir…
Saatler birikir insan ömründe…İnsanlar birikir, ömrün saatlerinde…
Bazen insan nazarında akrep, yelkovanı yakalamakla uğraşır…Ama tozunu yutar farkında olmaksızın…
Bazen de insan bir yelkovanın peşinden sürüklenir gider…
Belki de yelkovan hayatın kendisidir, insanın “kendisi” olamadığı zamanlarda…
Ömrünün saate yetişmekle geçtiğini farkedemeden…
Belki de hayat…”bir saat”in kıymetini bilmekle yaşanmaktaydı…
Saatler günlere, günler haftalara, haftalar aylara, aylar mevsime döner…
Birden güneş açarken hayat, aniden kışa dönüverir…
yapraklar sarıverir ayaklarının altını…başının üstünde karlar birikir…Damlalar üşütür iliklerini insanın…
Bazen gözyaşlarıyla ıslar yağmur katrelerini…Bazen deryalar karşılayamaz akıp giden ömrü…
Ve en sonunda “yıl”a bürünür hayat basamakları…
Her basamak “yıl” dese de, belki de “yılmamak”tır hayatın ta kendisi…
Belki de…”yıl”ların ötesine hazırlanmaktı “an”ı yaşamak…
Yılları saymaktı her gördüğün gözde, her dokunduğun elde, her attığın yürekte…
Ve en sonunda…”Görmek istediğini görememe”nin ifadesiydi yılları saymak…

Vee…o günlerden biri…1 sene oldu…

 mfkaya-27.12.2011

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)
1 Yıl..., 5.0 out of 5 based on 1 rating

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.